Kısa cevap: Anayasa Mahkemesi, boşanmada yoksulluk nafakasının "süresiz olarak" verilmesini öngören Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesindeki ibareyi Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti. Karar 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı. Ancak iptal hemen değil, dokuz ay sonra, 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecek. O tarihe kadar mevcut kural aynen uygulanmaya devam ediyor.
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş, kusuru diğer eşten daha ağır değilse, geçimi için diğer eşten onun mali gücü oranında nafaka isteyebilir. Nafaka ödeyecek eşin kusurlu olması gerekmez; yani boşanmada hiç kusuru olmayan eş de nafaka ödemek zorunda kalabilir. Evliliğin butlanla sona ermesi hâlinde de aynı kural uygulanır.
Kanun nafakanın "süresiz" olduğunu söylediği için mahkemeler nafakayı belirli bir süreyle sınırlayamıyordu. Yargıtay da nafakaya süre sınırı koymanın kanuna açıkça aykırı olduğunu kabul ediyordu (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2016/8859 E., 2017/14407 K.).
Nafaka ancak alacaklı eşin yeniden evlenmesi, evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması, haysiyetsiz hayat sürmesi veya taraflardan birinin ölümüyle sona eriyordu. Bu durumlar gerçekleşmedikçe nafaka borcu ömür boyu sürebiliyordu.
Anayasa Mahkemesi 2012 yılında aynı ibareyi incelemiş ve iptal etmemişti. Bu kez, o karardan sonra da uygulamanın değişmediğini ve hâkime nafakanın süresi konusunda hiçbir takdir yetkisi tanınmadığını tespit ederek farklı bir sonuca ulaştı.
Mahkemeye göre, yoksul düşen eşe boşanmadan sonra belirli bir destek sağlanması, evlilikten doğan dayanışma yükümlülüğünün bir sonucu olarak beklenebilir. Ancak bu yükümlülüğün hiçbir ölçüt aranmadan, her durumda süresiz tutulması, kusurlu olması bile gerekmeyen nafaka borçlusuna ağır bir yük getirmekte ve iki taraf arasındaki makul dengeyi bozmaktadır.
Bu nedenle kural, Anayasa'nın 2., 5. ve 17. maddelerine aykırı bulunarak iptal edildi. Bu maddeler hukuk devleti ilkesini, devletin temel amaç ve görevlerini ve kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkını düzenler. Karar oyçokluğuyla alındı.
Mahkeme, kanun koyucuya da yol gösterdi. Buna göre hâkim, nafakanın süresini belirlerken şu ölçütleri dikkate alabilmelidir:
Evliliğin ne kadar sürdüğü,
Nafaka alacak eşin yaşı, eğitimi ve sağlık durumu,
Bu eşin kendi imkânlarıyla geçimini sağlayıp sağlayamayacağı ve çalışma hayatına katılma imkânı.
Mahkeme ayrıca bazı durumlarda nafakanın yaşam boyu verilebilmesinin de mümkün olması gerektiğini, ancak bunun kriterlerinin kanunda açıkça yazılması gerektiğini belirtti. Yani karar "ömür boyu nafaka tamamen bitti" anlamına gelmiyor. Sona eren şey, nafakanın her durumda ve otomatik olarak süresiz olmasıdır.
İptal hükmü, doğacak hukuki boşluğun kamu yararını zedeleyeceği gerekçesiyle Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra, 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecek. Bu süre, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yeni bir düzenleme yapabilmesi için tanındı. Yeni düzenlemenin içeriği, örneğin evlilik süresine göre nafaka süresinin nasıl belirleneceği, henüz belli değil.
Şimdilik hiçbir şey değişmedi. Bilinmesi gerekenler şunlar:
Mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları geriye yürümez.
Nafaka ödemesini kendi başınıza kesmeyin. Ödenmeyen nafaka için icra takibi yapılabilir ve nafaka borcuna uymayan kişi hakkında tazyik hapsi gündeme gelebilir.
Bugün de nafakanın değiştirilmesi mümkündür. Tarafların mali durumu değişirse veya hakkaniyet gerektirirse nafakanın artırılması ya da azaltılması istenebilir. Alacaklının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise nafakanın kaldırılması için dava açılabilir. Alacaklının yeniden evlenmesi hâlinde nafaka kendiliğinden sona erer.
Hayır. Kararda mevcut nafakaların sona ereceğine dair bir hüküm yoktur. Mevcut nafakaların akıbeti, çıkarılacak yeni kanunun içeriğine bağlıdır.
Bu durumda 175. maddede "süresiz olarak" ibaresi yer almayacak; madde, yoksulluğa düşecek eşin nafaka isteyebileceğini düzenlemeye devam edecek. Nafakanın süresine ilişkin değerlendirme ise mahkemelere ve Yargıtay uygulamasına kalacaktır.
Evet, kalabilir. Kanundaki "nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz" kuralı iptal edilmedi. Karar yalnızca nafakanın süresine ilişkindir.
Karar künyesi: Anayasa Mahkemesi, E.2025/156, K.2026/131, karar tarihi 4.6.2026, Resmî Gazete 30.9.2026, sayı 33386.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz; somut durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririm.